Şehir içinde
de güneş kremi kullanmak gerekiyor
Sinir bozukluğu,
baş ağrısı, cilt kanseri, felç... Güneş ve sıcağın kötü
etkilerini sayan uzmanlar sadece deniz kenarında değil şehir
içinde de koruyucuları kullanmamız gerektiğini söylüyor; "Su ve
tuzlu ayran için, dar giysiler giymeyin, şapka takın" diyorlar.
Bronzlaşma sevdası, bir an
önce yanık tene kavuşma telaşı daha yaz gelmeden başlar. Ancak
cildinizin rengi koyulaşırken beraberinde getirdiği riskleri
yeterince biliyor musunuz?
Uzmanlar bronzlaşmayı cildin savunma mekanizması olarak
nitelendiriyor. Bronzlaşma için cildin kendi kendini koruması
demek yanlış değil. Önce ciltte kalınlaşma oluyor, sonra deri
korunmak için daha fazla renk maddesi üretiyor, koyulaşmaya
başlıyor.
"Sarışınlar, çilliler ve benliler daha çok zarar görürler"
Güneş koruyucularının şehir içinde mayıs ayından itibaren
kullanılmaya başlanması gerektiğini belirten Dermatolog Dr.
Nahide Onsun, bu alışkanlığın çocuk yaştan itibaren
kazanılmasının şart olduğunu söylüyor. Cilt kanserlerinin yıllar
sonundaki birikimle ortaya çıktığını vurgulayan Onsun, sözlerini
şöyle sürdürüyor:
"Çocuk yaştan itibaren güneşlenmeye başlıyoruz, sokakta, parkta,
bahçede deniz kenarında derken bunlar zaman içinde güneşin uzun
vadeli etkilerine neden oluyor. Cilt kanserleri genellikle 40'lı
yaşlardan sonra ortaya çıkıyor. Çilliler, sarışın-mavi gözlü
olanlar, güneşte her zaman kızarıp yanan ama bronzlaşamayanlar,
çok fazla beni olanlar risk grubunu oluşturuyor. Normalde benli
olmak güneşten daha fazla etkilendiğini ve zarar gördüğünü
gösteren bir işarettir. Güneşle birlikte ben ve çiller
artabilir. Deri rengi koyulaştıkça güneşten etkilenmenin de
şiddeti azalır ama yine de güneş koruyucu mutlaka sürülmeli."
"Baş ağrısı, bayılma, burun kanaması ve kramp olabilir"
En iyi şemsiyenin bile yüzde 70'ten fazla korumadığını da
belirten Onsun "Yansıyan ışınları da unutmamak lazım. Saat
11.00-16.00 arasında şemsiye altında bile olsa dışarıya
çıkılmamalı. Havuzda, denizdeyken koruyucular sürülmüyor. Oysa
özellikle sürülmeli çünkü güneş ışınlarının etkisine iki kat
daha fazla maruz kalınıyor. Bu gibi yerlerde vücut hem dibe
geleni hem de yukarı yansıyanı alıyor. Tekne gezilerinde
özellikle dikkat edilmeli. Yürürken, voleybol oynarken güneş her
zaman her yere ulaşır" diyor.
Yaz aylarında en çok görülen sağlık sorunlarından olan sıcak
çarpmalarının hafife alınmaması konusunda uyaran International
Hospital Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Dr. Leyla Dilek Mamçu,
özellikle yaşlılar, çocuklar, alkol kullananlar, hipertansiyon,
şeker, kanser hastaları ve şişmanlar için sıcak çarpmasının daha
ağır bir risk yarattığını vurguluyor. Mamçu bunların dışında
yüksek tansiyonu olanların, kalp ilaçları kullananların da risk
altında olduğunu belirterek "Bu yıl biraz endişeliyim. İnsanlar
güneşe hasret kaldılar, bu nedenle de kendilerini korumasızca
deniz kenarlarına atmasınlar" diye uyarıyor.
Mamçu güneşin zararlı etkilerini şöyle anlatıyor: "Sıcak
havalarda vücudumuzda ilk tepki olarak ısıyı atabilmek için kan
damarları genişler. Terleyerek de vücudumuz sıvı kaybeder. Eğer
bunlar çıkamazsa, bir şekilde vücudumuzda kalıcı olurlarsa
kalpte atım hızı arttar. Yine aynı şekilde kanın içinde
elektrolit dediğimiz sodyum, potasyum gibi maddelerin oranı
değişir. Bu değişiklikler özellikle kalp, akciğer ve tansiyon
hastaları ile idrar söktürücü ilaç kullananlarda aniden bayılma,
şiddetli baş ağrısı veya burun kanamasıyla ortaya çıkabilir.
Hastada ayrıca şiddetli bir halsizlik, yorgunluk ve bacak
krampları oluşabilir."
"Uzun süre sıcakta kalanlar felç tehlikesi ile karşı karşıya"
Mamçu tüm tehlikeler arasındaki en ağırının inme-felç riski
olduğunu belirtiyor ve devam ediyor: "Uzun zaman sıcakta kalıp
şapka giymemek, ayran, su içmemek gibi tedbir almayan kişiler
için felç büyük bir risktir. Vücut ısısı artıyorsa işte o zaman
problem başlar. Bu kişilerde cilt kurur, kızarıklıklar görülür.
Yaygın olarak bilinci değişir, ateşi 40 derecenin üzerine çıkar.
Beyin bulanıklığıyla beraber kişilik değişiklikleri başlar,
anormal, saçma sapan konuşmalar, saldırganlık görülür. Bu
kişilere acil olarak müdahale edilmezse ve beyin hasarı artık
başlarsa (beyindeki ısı artışıyla proteinlerin bozulması) olay
geri dönülmez safhaya kadar gelir. Sıcak çarpmasının en ileri
safhası sıcak felci ya da sıcaklık inmesi dediğimiz bu
durumdur."
"Sıcaklar sinirleri bozuyor, saldırganlığı artırıyor"
Dr. Leyla Dilek Mamçu özellikle yaşlıları, çocukları,
şişmanları, alkol alanları, panik hastalığı olanları, kalp ve
tansiyon hastalarını çok sıcak saatlerde dışarı çıkmamaları
konusunda uyarıyor. "Eğer çıkmaları gerekiyorsa mutlaka şapka
takmalı, sık sık su tüketmeli, tuzlu ayran içmeli" diyor Mamçu:
"Sıcağın altında aşırı aktivite ve egzersiz de son derece
sakıncalı. Sık sık serin bir ortama girip dinlenmek şart.
Giysiler tek kat ve pamuklu, ter emici nitelikte olmalı. Dar
giysiler giyilmemeli, giysilerde açık renk tercih edilmeli.
Çocuklar kapalı arabalarda bırakılmamalı. Aksi halde su
kaybından, sıcak çarpmasından bir saatte bile kaybediliyor."
Mamçu'nun verdiği bilgiye göre sıcak ayrıca beyindeki bazı
kimyasalların çalışmasını da olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda
kişilik değişiklikleri ve sinirlilik ortaya çıkıyor.
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Dr. Hasibe Özkılıç
ise Dünya Sağlık Örgütü'nün, 46. kuzey ile 46. güney paralelleri
arasında yaşayan beyaz ırktan insanlara yaz aylarında 08.00 -
17.00, kış aylarında 10.00 - 15.00 saatleri arasında güneş
ışığından tam olarak korunmayı önerdiğine işaret ediyor. Erken
cilt yıpranmasının en önemli nedeni olan güneş ışınlarına uzun
süreli ve tekrarlayan şekilde maruz kalınmasıyla son 50 yılda
cilt kanserlerinin görülme sıklığının da arttığını belirtiyor.
Özkılıç, 0-18 yaş arasında güneş ışığından
tam olarak korunmuş çocuklarda deri kanserlerinin oranının yüzde
98 azaldığının kanıtlandığını söylüyor.
Aşırı terlemeye karşı botox
Acıbadem Hastanesi Bakırköy Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Sadiye
Tanyeri, bazı kişilerde ter bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı
olarak terlemenin özel ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini
vurguluyor. Tanyeri bu kişilerde, özellikle stresli durumlarda
ter salgılarının hiçbir aktivite yapmasalar dahi arttığını
söylüyor. Sıklıkla estetik uygulamalardan adını duyduğumuz botox
uygulamasının son yıllarda aşırı terlemenin tedavisinde de
kullanıldığını belirten Tanyeri, şu bilgileri veriyor: "Botox,
uygulandığı yerde sinir uçlarında sinir iletisini geçici olarak
bloke eder. Bu yolla aşırı terlemenin durdurulmasını sağlar.
İlaç; koltuk altı, el ve ayaklara bölge uyuşturulduktan sonra
yüzeysel enjekte edilir. 2-5 gün içinde etkisini gösterir ve 5-7
ay boyunca etkinliğini korur."
"Jean kumaşları yüzde 100 koruma sağlar"
Dr. Hasibe Özkılıç'ın önerileri:
Beyaz bir tişört, dokuma sıklığına bağlı olarak 4-8 faktörlü bir
ürün kadar koruma sağlar. Blue jean kumaşlar yüzde 100 koruma
sağlar.
Kumaşlar ıslandıkça koruma gücü düşer.
UV filtresiz güneş gözlükleri, gözbebeklerinin genişleyerek daha
fazla zararlı güneş ışığını geçirmelerine yol açmaları nedeniyle
zararlıdır.
Güneş ışınları suyun 90 santimetre derinine kadar rahatça
inebilir.
Güneş siperlikli şapkalar iyi birer güneş koruyucusudur
Beyaz renkli saçlar derimizi hemen hemen hiç korumaz.
sağlık
/ AYŞEGÜL AYDOĞAN |